WHETHER

Whether bağlacı cümleye olup olmadığı (…ip ….mediği) anlamı katan bağlaçtır.

It is still not clear whether or not he realizes. (Farkında olup olmadığı hala belli değil.)

I wasn’t sure whether you’d like it. (Hoşuna gidip gitmeyeceğinden emin değildim.)

I doubt whether it’ll work. (İşe yarayıp yaramayacağından şüpheliyim.)

Later this year, there will also be a referendum on whether or not to have a regional assembly. (Bu yılın sonlarında bölgesel meclis kurulup kurulmayacağı konusunda referandum yapılacak.)

He asked me whether anybody was there. (Bana orada kimsenin olup olmadığını sordu)

I do not know whether it is good or not. (Onun iyi olup olmadığını bilmiyorum.)

 I wondered whether or not Tom had told Mary she needed to do that. (Tom’un Mary’ye bunu yapması gerektiğini söyleyip söylemediğini merak ettim.)

A stranger asked the girl whether her father was at home. (Bir yabacı, kıza babasının evde olup olmadığını sordu.)

The authorities debated whether to build a new car park. (Yetkililer yeni bir otopark yapılıp yapılmayacağını tartıştılar.)

Whether… or bağlacı -sa da -masa da (yapsa da yapmasa da gibi) anlamına gelir.

Anyway, it’s a good story, whether or not it’s true. (Neyse, doğru olsun ya da olmasın, iyi bir hikâye.)

However, it is not clear whether or not Kaan would be prepared to wait this long. (Ancak Kaan’ın bu kadar uzun süre beklemeye hazırlıklı olup olmayacağı belli değil.)