BEHAVE VE TREAT FARKI

Behave ve Treat fiilleri davranmak anlamına gelmektedir. İkisinin kullanımı arasında küçük bir farklılık vardır. Behave fiili geçişsizdir yani bulunduğu cümlede nesne olmaz. Treat fiili ise geçişli bir fiildir ve nesne alabilir. Fakat Behave fiiliyle birlikte nesne kullanmak istersek “towards” edatını eklememiz gerekir.

BEHAVE

She always behaves well when her aunts come to visit. (Teyzeleri ziyarete geldiğinde her zaman iyi davranır.)

You should try to behave better. (Daha iyi davranmaya çalışmalısın.)

He behaves well in school but at home he causes problems. (O okulda iyi davranıyor ama evde sorunlara neden oluyor.)

They behaved as if nothing had happened. (Hiçbir şey olmamış gibi davrandılar.)

They feel you have behaved badly towards them and you agree. (Onlara karşı kötü davrandığını hissediyorlar ve sana hak veriyorlar.)

It is not acceptable for a student to behave like that towards a teacher. (Bir öğrencinin öğretmene böyle davranması kabul edilemez.)

Please don’t behave like a child. (Lütfen çocuk gibi davranma.)

If you behave like a servant, you’ll be treated like a servant. (Bir hizmetçi gibi davranırsan, bir hizmetçi gibi muamele görürsün.)

TREAT

My parents treated us all the same when we were kids. (Ailem çocukken hepimize aynı davrandı.)

You have frequently treated me with indifference and made me feel unwelcome. (Bana sıklıkla umursamazca davrandın ve istenmediğimi hissettiriyorsun.)

So far we have treated the issue as if it concerned the debtor alone. (Şimdiye kadar konu yalnızca borçluyu ilgilendiriyormuş gibi davrandık.)

Another kind of justice is concerned with treating people as they deserve. (Adaletin bir diğer türü de insanlara hak ettikleri gibi davranmakla ilgilidir.)

She knows all 150 players personally, by name, and treats them as if they were her own children. (150 oyuncunun hepsini bizzat, isim isim tanıyor ve onlara kendi çocuklarıymış gibi davranıyor.)

She had treated me with contempt, and the only way to cope with my feelings was to be hateful towards her. (Bana aşağılıkça davranmıştı ve duygularımla başa çıkmanın tek yolu ona karşı nefret duymaktı.)